İLİŞKİLERDE YETERSİZLİK HİSSİNE YETER!

 

Ya sen yetemiyorsun ya da ilişkin sana bir türlü yeterli gelmiyor. Hep daha fazlasını vermek istiyorsun ya da daha fazlasını bekliyorsun. Düzenli bir ilişkin olamıyor ya da ilişkinde bir türlü mutlu olamıyorsun. Yeter mi? Yeter. Uzmanlardan ilişkilerde yetersizlik hissi ve çözümleri. Buyursunlar…

 

Yabani otlar büyümeden kes

Yetersizlik hissi sadece ilişkilerde değil hayatın her alanında insanın en büyük blokajlarından biri. En acıklısı da insanın bu mutsuzluk mabedini kendi kendine yaratıyor olması. Scientific American’da yayınlanan makaleye göre ilişkilerdeki ve profesyonel hayattaki en büyük mutsuzluk sebebi yetersizlik hissi. Peki, nedir bu yetersizlik hissi? Psikolojideki tanımına göre, bireyin gözle görülür, kanıtlanabilir yeteneklerine, yeterliliklerine rağmen bunları kendisinin fark edememesi ve sahip olduğu bu olumlu özellikleri reddetmesi, kendisini yeterince iyi ve başarılı hissetmemesi durumuna yetersizlik hissi adı veriliyor. Yani bir türlü, “Ben yeterince iyi bir insanım” diyemiyorsan; “Ben bu ilişkide başarılıyım” diye kendine itiraf edemiyorsan, durmaksızın kendini karşındakine ispat etmeye çalışıyor ve bundan asla mutlu olamıyorsan sen yetersizlik hissi yaşıyorsun arkadaşım. Bunun bir de öz kardeşi var o da mükemmeliyetçilik. Bu da aynı beklentileri karşına yüklemek anlamına geliyor. Yani ister patronun ister partnerin olsun sürekli bir şekilde yeterince iyi olmadıklarını ve sana hak ettiğin değeri, özeni göstermediklerini düşünüyorsan sen de yetersizlik hissi yaşatıyorsun demek oluyor. Bundan kurtulmanın tek yolu, yabani otlar yeşermeden kesmek.

Ağaç yaşken yetersizleşir

Dr. Mark D. White’ın Psychology Today’de yayınladığı “Birine karşı yeterince iyi hissetmediğinde” isimli makalesinde bireylerin kronikleşen yetersizlik hislerinin çocukluklarından geldiğini söylüyor. Ebeveynler tarafından takdir edilmemiş olmak, okulda öğretmeni tarafından başarılı olduğu telkin edilmemiş ya da arkadaşları tarafından kabul görmemiş olmak yetersizlik hissinin ilk tohumlarını bünyeye yerleştiriyor. White, “Çocuk yaşta insanlara yetemediğini ve yeterince iyi olmadığı hissini almış olan bireyler ilerleyen yaşlarındaki tüm ilişkilerini, karşısındaki kişiyi mutlu edebilmek ve ne yazık ki bu uğurda kendisi mutsuz olacak kadar takıntı haline getirmek üzerine kuruyor.” Yani iyi bir çocuk olmadığın için şirinleri göremediğine inanıyorsan hep iyi çocuk olmaya çalışıyorsun. Kendinden taviz vermen gerekse bile hep karşındakini mutlu etmeye ve ondan bir “Aferin” alabilmeye gayret ediyorsun. Bu da seni kendinden uzaklaştırıyor. Dolayısıyla da ilişkilerinden…

 

Hangisi sende var?

Birazdan yazacaklarımdan en az bir tanesi aslında hepimizde vardır. Eğer birden fazlasının cevabı, “Evet”se ya da partnerinde bunların çoğunun olduğunu düşünüyorsan o zaman ya yetersizlik hissi yaşıyorsun ya da yaşatıyor olabilirsin. 1- Hiçbir şeye yetişemediğini düşünüyor musun? 2- Dünya üzerindeki herhangi bir konuda çok iyi olabileceğine asla inanmıyor musun? 3- Bugüne kadar yakaladığın tüm başarıların şanslı olmandan mı kaynaklandığına inanıyorsun? 4- Uğrunda uzun süre mücadele verip başardığın bir şeyin tadını çıkaramadan başka konularda endişe duymaya mı başlıyorsun? 5- Kendini sürekli başkalarıyla mı karşılaştırıyorsun? 6- Başarısızlıktan korkuyor musun? 7- Bir şeyi mükemmel yapamıyorsan hiç yapmıyor musun? 8- Başkalarının hep iyi yönlerini kendinin de kötü yönlerini mi görüyorsun? 9- Yaptığın şeyden dolayı onaylanmadığında yapmayı bırakıyor musun? Şimdi kendine dön bir bak. Hangileri sende ya da partnerinde var?

Çözümler basit ama kolay değil

Nedenini söylemişken çözümlerini de söylüyorum tabii. Dikkatlice oku. Yazarken çok kolay gelen şeyler ancak eminim ki yıllar boyu kök salmış bir hissi bir anda yok etmek asla kolay olmayacak. Reçetelerini yazıyorum. Hiçbir şeye yetişmek zorunda değilsin. Zaman istesen de istemesen de bir şekilde akıyor. Senin insan olarak tek yapman gereken şey kendin mutlu olmak ve zamanını olabildiğince mutlu geçirmeye çalışmak. Mutlu etmeden önce mutlu olman gerek. Sen mutlu olursan karşındaki herkes mutlu olur. “Onlar güçlü, ben güçsüzüm” diye düşünme. Herkes güçsüzlükleriyle birlikte yaşar. Sadece bazıları bunu kabul eder ve üstesinden gelir bazıları da bir türlü barışamaz ve altında ezilir. Kimse şans eseri başarılı değildir ya da mutlu bir ilişkiye sahip olmaz. Bunun için emek verir ve herkesin elbet iyi olduğu bir şey vardır. Sadece bunu kabul etmen ve iyi yönlerine odaklanman gerekir. Bir şey için çok mücadele ettiysen başardığında biraz dur ve onun tadını çıkar. Eğer sevgilinle birlikte olmak için çok çabaladıysan ona bak ve kendine bunu başardığın için teşekkür et. Birlikte tatile gitmek için çok çalıştıysanız oradan dönüşte yapacağın şeylerle moralini bozacağına kendini o ana, şimdiki zamana getir ve çabaladığın şeyin mükafatının tadını çıkart. Eninden sonunda zaten sorunlar gelecek. Sen kafanda onları erkenden karşına getirip değirmenlerle savaşma. Seviş. Kendini ve ilişkini başkalarıyla karşılaştırmayı bırak. Onlar dışarıdan toz pembe gözükseler de hiç kimse mükemmel değil. Herkes kendine göre en büyük mutlulukları ve sorunları yaşıyor. Bırak herkes kendi ilişkisine baksın. Seninki, sahip olduğunun en iyisini. Bunu kendine sık sık hatırlat.

İdeal hayallerini, mutlu gerçeklerinle değiştir

Başarısız ol. Ne var bunda? Başarısız olmadan nasıl başarılı olmayı öğreneceksin? Bir şeyin hedeflediğin şekilde gerçekleşmemesi, ilişkinin hayal ettiğin, “ideal” şekilde gerçekleşmiyor olması başarısız olduğun anlamına gelmez. Hayallerinin gerçekle kavuştuğu yeni deneyimler edindiğin anlamına gelir ve her başarısızlık senin için bir sonrakinde başarmaya gidecek basamaklardan biridir. Ben kendime bir konuda başarısızlıktan korktuğumda hep Michael Jordan’ın şu sözü gelir, “Kariyerimde 9000’nin üstünde şut kaçırdım. Hemen hemen 300 maçta yenildim. 26 defa maç kazanma sayısı için bana güvenildi, kaçırdım. Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum ve bu yüzden başardım.” Hani klişe vardır ya: “Önemli olan yarışmaktı.” Gerçekten önemli olan denemen. Denemezsen hiçbir şey yaşanmamış olacak. Denersen, başarmak için %50 ihtimalin olacak. Ne dersin? Bir de yaptığın her şeyi mükemmel yapmaya mı çalışıyorsun? Sana güzel bir haberim var. Hiçbir şeyi mükemmel yapamayacaksın. Mükemmel bir partner mi arıyorsun? Daha güzel bir haberim var: Mükemmel insan yoktur. Bir şeyi muhteşem yapabilirsin. Bir insan da kusurlarıyla harika bir kişi olabilir. Eğer bunu bilirsen mutlu olur, mutlu edersin. Yaptığın bir şeyin doğru olduğunu düşünüyorsun ancak bunu senden başka kimse düşünmüyor mu? Yap. Acayip zevkli olacak. Sen yeterince iyi bir insansın. Partnerin de yeterince iyi bir sevgili. Yorma kendini. Yormayın birbirinizi. Yaşayın. Sevin. Sevişin. O kadar. Gerisi hayat…

 

Yayınlandığı yer: Cosmopolitan Türkiye